Sıkça Sorulan Sorular

Son derece kısıtlı hammaddeler ile üretilebilen Jelatin’in genel yargıların ötesinde bilinenlerin tam aksi faydalı bir gıda maddesi olduğunu belirtmek isteriz. Yanlış biligileri şimdi doğruları ile değiştirelim.

Jelatin Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Son yıllarda Yenilebilir gıda jelatini ile ilgili olumsuz algılarla sıklıkla karşılaşır olduk. Sadece gıda sektöründe değil, kozmetik sektöründe, hatta ilaç sektöründe dahi karşımıza çıkıyor. Bu da insanlarda acaba kozmetikte kullanılan bir urun nasıl oluyor da aynı zamanda yenilebilir sorularını akıllara getiriyor. Jelatin dendiğinde aklımıza ilk olarak koruyucu petrol türevi ambalaj malzemesi gelmesi. Bir de jelatinin yalnızca domuz ürünlerinden elde edildiğine dair bir inanışlar.. Tüm bu inanışlar ne kadar doğru, jelatin aslında nedir, neden her yerde karşımıza çıkıyor, birlikte inceleyelim. İşte jelatin hakkında doğru bilinen yanlışlar:

Jelatinin sadece domuz ürünlerinden elde edildiğine dair bir yargı var. Ancak bu yargı gerçeği yansıtmaz.

Bu on yargının temel sebebi Dünyada üretilen jelatinin neredeyse %70’i domuz deri ve kemiklerinden üretilmesidir. Türkiye’de ki tüketicilerde jelatin
algısının bozuk olmasının en büyük sebebi bu gerçektir. Artık Ülkemiz mezbahalarında Devletin onayı ile sağlıklı hayvanlar helal yöntemler ile
kesilmektedir. Başta Jelyap olmak üzere ülkemizde üretilen tüm ürünler sığır’dan elde edilmektedir.

Ülkemizde hiçbir gıda ürününde domuza dair katkı maddelerinin kullanılmasına müsaade edilmezken, domuz jelatininin kullanıldığını zannetmek büyük
bir yanılgıdır. Ülkemizde özellikle gıda sektöründe sığır jelatini tercih edilmektedir. Bu nedenle endişelenmeden, güven içinde tüketilebilir.

Gıda jelatini ile bildiğimiz ambalaj jelatinleri birbirinden tamamen farklıdır. Yenilebilir jelatin bir ambalaj malzemesi olmayıp, hayvansal et proteinidir. Bir tek kadar doğaldır.

Jelatin bir nevi et tozudur. İçinde son derece faydalı amino asitler barındırır. Bunun dışında güçlü bir kollajen kaynağıdır. Kollajen bilindiği üzere insan
vücudunda otuzlu yaşların başından itibaren daha az salgılanır ve bu da ciltte çeşitli deformasyonlara ve yaşlanmaya neden olur. Jelatin, vücuda kollajen
girişini destekler ve bu da anti-aging etkisi verir. Dolayısıyla jelatinin zararlarının aksine cilde büyük faydalarından söz etmek mümkündür.

Aslında en büyük yanılgılardan biri de budur. Jelatin içindeki amino asitlere ek olarak kalsiyum, magnezyum ve fosfor deposudur. Neticede hayvan kemiklerinden, kıkırdaklarından üretilmiş bir besinden söz ediyoruz. Aksine çocuklar için çok faydalıdır. Bir insan 10 gram jelatinden aldığı glisin amino asitini ancak 160 gram bicek yerse yada 2,5 litre süt içerse alabilmektedir. Glisin amino asiti her ne kadar vücut tarafından üretilebilse de dışarıdan alınan glisinin insan sağlığı üzer,indeki etkileri bilimsel olarak ıspatlanmış durumdadır.

Jelatin evdeki kemik suyundan bile elde edilebilir. Toz jelatin ve yaprak jelatin olmak üzere iki çeşidi bulunan Jelatin’in evde tüketilmesinin hiçbir zararı yoktur. Ama faydaları saymakla bitmez.

Jelatine kimyasal bir madde muamelesi yapmak yanlıştır. Esasında jelatin hayvanların bağ dokularında bulunan kollajen dokudan çıkarılan proteindir. Bu nedenle sıklıkla kullanılabilir ve güvenilirdir.

Jelatin protein türüdür ve doğrudan gıda’dır. Kesinlikle insan sağlığına zarar vermez. Girdiği tarife jel ya da kıvam verir. Dolayısı ile kullanılmasında
herhangi bir sakınca yoktur. Güvenle kullanabilir, sevdikleriniz ile birlikte çeşitli besinlerde, kozmetik ürünlerde ve hatta ilaçlarda rastlanılan jelatine
güvenebilirsiniz.